Üniversitelere 3 haftalık bir ara verildiğini duyduğumuz akşam ne olup bittiğini anlayamadan arkadaşlarla minibüse doluşup terminale atmıştık kendimizi..Şaşkınız tabi, her şey şaka gibi geliyor. Aynı akşam haberlerde şunlar da söyleniyor: sarılmak yok, temas yok yalnızca maske var.. O an arkadaşımın gözlerinin içine bakıp "ne yani artık sarılamayacağız mı?" dedikten sonra birbirimize sıkı sıkı sarılıp ağlayışımız gitmiyor gözümün önünden.
Sarılmak çoğumuz için sevgiyi bir sunuş şekli olduğundan bundan mahrum kalmak epey zor olacaktı. Öyle de oldu.
Neyse yaklaşık 5 saatlik bir yolculuğun ardından geldim evime. Özleşmişiz bizimkilerle, 3 haftalık bir arada bol bol hasret gideririz sonra da okullar açılır giderim diye düşünüyorum ben tabii. 3 hafta geldii ve geçti. Ortalık iyice karıştı tabi o süreçte ve verilen tatil uzatıldı..
Şimdilerde hepimiz ev kuşu olup çıktık. Ev kafesimiz gibi oldu. Ne bir yere gidebiliyoruz, ne de eş dost gelebiliyor.
Bugünlerimize çok şükür yine hiç yoktan görüntülü konuşma var bir şekilde idare ediyoruz ama işte yetmiyor artık.
Maskesiz nefes alabilmeyi, karşılıklı oturup 2 bardak çay içebilmeyi, karşımdaki insana sıkı sıkı sarılabildiğim günleri özledim.
Sanırım bu aralar özlememi kontrol etmekte zorlandığımdan pek keyifsizim. Ne ders çalışasım geliyor, ne yeni tarifler deneyesim, ne de anneme ev işlerinde yardım edesim. Artık her şeyden daha mı çok uzaklaşıyorum ne?