Her gece içini acıtan yokluğu ne uyku bırakır insanda ne tat ne tuz , kahredersin kimi zaman daha fazla koklasaydim daha fazla sarilsaydim diye söylenir durursun kendi kendine sanki yüreğindeki o sinsi acı biraz dinecekmis gibi zannedersin , halbuki bilirsin ne kadar sarilirsan sarıl o gidecektir ve sen ardından bakacaksın bütün hikaye bu kadar , ne soğuğun kestiği yüzün ne gözlerinde ki sis perdesi ne etrafında ki kalabalık hiç biri umrunda olmaz ya içini kaplayan kocaman boşluk ne yana kıpırdasan ağlayacak birşey bulma hâli yok mu, ahh o hal ...